Gaga Manjero – Ankara

Değerli Dostlar,

Son dönemde adını sıkça duyduğum, işletme hayatına Tunus Caddesi’nde başladıktan sonra Filistin Sk. No:21’e taşınan Gaga Manjero’ya bir akşam misafir olduk.

IMG_8424

Gittiğimizde bahçe açılmıştı. Kademeli, geniş bahçesi, şık dekorasyonu ve cana yakın personeli ile sıcak bir ortam yaratılmış.

IMG_8421

Masamıza geçtikten sonra mönüyü incelemeye başladım.

IMG_8413

Izgara et, salata, burger, aperatif, pizza ve makarnadan oluşan kompakt bir mönü oluşturulmuş.

IMG_8414

Biz mönüden ızgara bonfile ile somonlu tagliatelle tercih ettik.

IMG_8417

İki parça bonfile, salata, patates kızartması, krep bohçası ve soslar ile servis edildi. Bonfile istediğimiz gibi orta pişmişti. Patates kızartması lezzetliydi. Porsiyon olarak yeterliydi. Beğenerek yedik.

IMG_8419

Somunlu tagliatelle servis edildiğinde ilk baktığım somonlar oldu. İri doğranmış somon parçalarını görünce mutlu oldum. Sosu başarılıydı, makarnası lezzetliydi. Somunlu tagliatelle beni mutlu etti.

Genelde gençlerin tercih ettiği bu mekânda sangria eşliğinde hoş sohbetlerin yapıldığını gözlemledim. Yemeklerden ve ortamdan keyif aldım. Başaralı bir işletmecilik örneğine tanık oldum.

Adres: Filistin Sok. No:21 GOP Ankara

Tel: 545.609 3131

Web: http://www.gagamanjero.com/

Çiya Kebap – İstanbul

Değerli Dostlar,

İstanbul seyahatimde gitmeyi çok arzu ettiğim bir mekân da basında övgü ile bahsedilen Çiya Kebap’tı.

IMG_2882

Çiya Kebap’ın kurucusu Musa Dağdeviren, Gaziantep-Nizip doğumlu olup, asıl mesleği fırıncılıkmış. Çiya Kebap, 1987 yılında Kadıköy Çarşı içinde küçük bir dükkânda kebap, lahmacun ve pide üzerine faaliyete geçmiş, kuruluşundan 11 yıl sonra, 1998 yılında yine aynı sokakta yöresel yemeklerin ve kaybolmaya yüz tutmuş lezzetlerin sunulduğu, bir kültür sofrası yani Çiya Sofrası açılmış.

IMG_2889

Çiya Sofrası’nın açılışından 3 yıl sonra Ekim 2001′de ilk kebap ve lahmacun salonundan gelen deneyimlerin ışığında müşterilerine daha rahat ve zevkli bir ortam yaratma düşüncesiyle Çiya Kebap II açılmış. Çiya, bugün aynı sokak içerisinde birbirinden uzaklığı 20′şer metreden ibaret bu üç dükkânda faaliyetini sürdürmektedir.

IMG_2890

Çiya geniş bir mönüye sahip. Günün mönüsü dışında kebap ve pide çeşitleri de mevcut. Bizim gittiğimiz güne özel mönüde ekşili kebap, aluciye, kuzu büryan, mumbar dikkat çeken lezzetlerdi.

IMG_2883

İç mekânda sıcak yemekler, mezeler ve tatlılar açık mutfak olarak dizayn edilmiş bölümde müşterilerin beğenisine sunulmaktaydı.

IMG_2885

Ekşili köfte ile yemeğe başladık. Bulgu, nohut, koyun etinde hazırlanmış mini köfteler, kuşbaşı koyun eti, nar ekşisi, nane ve soğan ile hazırlanan yemek tam ağzımıza layıktı. Malzemesi bol, ekşisi tam kıvamındaydı.

IMG_2897

Tadımlık çiğ köfte istedik. Lezzeti güzeldi acısı biraz azdı.

IMG_2898

Mezelerden istediğiniz kendiniz alıyorsunuz. Gramaj hesabı, tartıp size veriyorlar. Ben ekşili patlıcan dolma, humus, muhammara ve murç salatası aldım.

IMG_2893

Patlıcan dolma başarılıydı, humus oldukça lezzetliydi, muhammara esaslıydı. Murç salatasını ilk defa tattım. Sakız ağacının filizlerinden yapıldığını söylediler. Kendine has bir lezzeti vardı ama pek damakta kalmadı. Genel olarak mezeler ve salatalar beni mutlu etti.

IMG_2894

Antep usulü lahmacun ile devam ettik. Bıçak arası olarak hazırlanmış iç lezzetliydi. Malzemeler biraz irice doğranmıştı. Sarımsak baskın değildi. Hamur oldukça ince açılmıştı. Beğenerek yedik.

IMG_2909

Tatmak adına bakraçta koyun yoğurdu istedik. Kıvam ve lezzet olarak güzeldi.

IMG_2908

Ana yemek olarak karnıaçık kebab geldi. Közlenmiş patlıcan üzerine, közlenmiş domates sosu ve kıyma kebabından oluşmaktaydı. Görsellik ve lezzet olarak beni mutlu etti.

IMG_2906

Ekşili kebap arpacık soğan, patlıcan, elde çekilmiş koyun kıyması, nar ekşisi ile hazırlanmıştı. Ekşisi iyi ayarlanmıştı, koyun kıymasından hazırlanan köfte başarılıydı. İçinde zengin tatlar barındıran hoş bir kebap olduğunu söyleyebilirim.

IMG_2903

Kuzu şişten istediğim Ali Nazik başarılıydı. Eti yumuşaktı ve tam kıvamında pişmişti, patlıcanı lezzetliydi.

IMG_2910

Tatlı olarak turunç ve ceviz tatlısı ile künefe istedik. Turunç ve ceviz tatlısı kaymak ile servis edildi. Hatay yöresine ait bu tatlıları afiyet ile yedik.

IMG_2915

Künefe gecenin en zayıf halkasıydı. Künefe yerine keşke şöbiyet yeseydim. Aklımda kaldı. Resmini sizle paylaşayım bana hak vereceksiniz.

IMG_2887

Çiya Kebap’ın leziz yemekleri ile keyifli bir akşam geçirdik. Kişi başı 40 TL hesap ödedik.

Adres: Güneşlibahçe Sk. No:43/A Kadıköy – İstanbul

Tel: 216. 330 3190

Web: http://www.ciya.com.tr

Akmanoğlu Fırını – İstanbul

Değerli Dostlar,

Bugün sizlere 1883 yılında kurulmuş ve aynı aile tarafından nesiller boyu işletilerek günümüze kadar gelmiş bir fırından bahsedeceğim.

IMG_2823

Bu fırın 1917 yılından bu yana aynı yerde, hemen Eyüp Camii’nin karşısında hizmet veriyor. Bu işletme aynı zamanda Nizam Pastanesi kapanınca, tatlıcı Rıza Gürsel ile başlayan “Eyüp Halkası”nın yapım hakkını satın alarak 1995 yılından bu yana bu lezzeti günümüze taşımayı başarmış bir işletme. Resimde arka sırada yer alan beyaz halkalar Eyüp Halkaları. Malzemesi un, su, tuz aslına uygun olarak üretilmeye devam ediliyor.

IMG_2826

Benim bu fırına gidiş amacım Eyüp halkaları değil, acıbadem kurabiyesiydi. Bir acıbadem kurabiyesi için insan kalkıp İstanbul’un bir ucundan diğer ucuna gider mi? Evet, gider.

IMG_2824

Acıbadem kurabiyeleri iki boy yapılmış şekilde tezgâhta duruyordu.

IMG_2825

Ben ikisinden de aldım. Küçük olanlar bana biraz sert geldi. Büyük olanlar ise tam istediğim gibiydi, ortası hafif ıslaktı ve yerken ağızda dağılıyordu. Acı bademin tadı biraz geriden geliyordu. Ben biraz daha baskın bir acı badem tadı seviyorum. Kurabiyenin acı bademi biraz daha fazla olsaydı beni daha çok mutlu edecekti. Yine de taze kurabiyeleri beğenerek yedim.

IMG_2828

Fırında ekmek çeşitleri dışında tatlı ve tuzlu kuru pasta çeşitlerini bulmanız mümkün. Benim ilk dikkatimi çekenler koko ve un kurabiyeleriydi. Kokoyu tattım ve çok beğendim. Tüm kuru pasta çeşitleri kilo hesabı satılıyor.

IMG_9283

Aklınızda bulunsun, Eyüp’e gittiğinizde uğrayıp acıbadem kurabiyesi, koko, Eyüp halkası başta olmak üzere bilumum kuru pasta ve ekmek çeşitleri bulabileceğiniz bir fırın. Kilo fiyatlari un kurabiyesi 18 TL, koko 22 TL, acıbadem kurabiyesi 30 TL.

 Adres: Camii Kebir Cd. No:41 Eyüp – İstanbul

Tel: 212. 581 0639

Web: http://www.akmanoglu.com.tr/

Nizam Pide Salonu – İstanbul

Değerli Dostlar,

İstanbul’daki Karadeniz pidecileri arasında adını sıkça duyduğum Nizam Pide Salonu seyahatimin ikinci durağı oldu.

IMG_2777

Nizam Pide’nin birbirine yakın üç şubesinden (Galatasaray, Parmakkapı ve Harbiye) Harbiye şubesine gitmeye karar verdik. İçeriye girince sol tarafta tencere yemeklerinin sergilendiği camlı bölüm ile

IMG_2785

sütlaçların saklandığı camlı buzdolabı, sağ tarafta ise pide fırını yer alıyordu.

IMG_2784

Oturma bölümü bu dar ve uzun koridordan geçtikten sonra başlıyordu. İç dekorasyon bende klasik bir pideciden çok, bir kafedeymişiz hissi yarattı. Mekânda kahve, sütlü kahve ve bej renkleri ağırlıklı olarak ve dengeli bir şekilde kullanılmış, hoş bir ortam yaratılmış.

IMG_2781

Mönü, pidenin yanı sıra çorba çeşitleri ve tencere yemekleri ile zenginleştirilmişti. Çorbanın tadına bakmak adına bir porsiyon kelle paça söyledik.

IMG_2787

Kele paça başarıyla terbiye edilmişti. Çorbanın kıvamı ve lezzeti yerindeydi.

IMG_2794

Garsonumuz çorbanın yanında bize sıcak pide ikram edince, açlığımızın da etkisiyle peynir ve tereyağı istedik.

IMG_2791

Mis gibi Trabzon tereyağı ve peyniri ile sıcak pideyi yemeye doyamadık.

IMG_2797

Garsonumuzun tavsiyesine uyarak işletmenin kendi yapımı olan bol köpüklü ayran yemeklerimize çok güzel eşlik etti.

IMG_2799

İlk tattığım pide “Trabzon peynirli yumurtalı pide” oldu. İnce tabanı bol peynir ve tereyağı ile oldukça lezzetliydi.

IMG_2803

“Dr Nizam” kıymalı pide üzerine kuşbaşılı et, kaşar ve sarımsak ilave edilerek hazırlanmıştı. Sarımsak baskın değildi dengeli bir karışım olmuştu.

IMG_2801

Üçüncü pide “kavurmalı kaşarlı pide” oldu. Eriyen peynir kavurmanın üzerini bir örtü gibi örterek kavurmanın sertleşmesini engellemiş ve ilave bir lezzet katmıştı.

IMG_2802

“Kuşbaşılı kaşarlı pide” kuşbaşı et, peynir, domates ve biberin harmanlanması ile oluşmuştu. Lezzetliydi, bildiğimiz kuş-kaş kıvamındaydı.

IMG_2800

Ardından, “kapalı kıymalı” pideyi tattım. Yerken pideden daha çok, kıymalı börek yiyormuşum gibi hissettim. Oldukça hafif ve lezzetliydi.

IMG_2805

“Yumurtalı Nizam Special” sucuk, pastırma, kavurma, mantar ve kavurmadan oluşmuştu. Benim için fazla karışıktı, lezzetliydi fakat karışık pizza yiyormuş hissi uyandırdı.

IMG_2806

Son olarak “pastırmalı yumurtalı” pideden yedim. Pastırması güzeldi, tereyağı ve yumurta ile lezzetine lezzet katmıştı. Beğenerek yedim.

Tattığım yedi farklı pide içerisinde ilk üçü sırayı Trabzon peynirli yumurtalı, kavurmalı kaşarlı ve pastırmalı yumurtalı aldı.

IMG_2809

Bu güzel yemeği taçlandırmak adına tadımlık sütlaç istedik. Üç farklı şekilde hazırlanan sütlaçlar masaya servis edildi. İlki incirli kayısılıydı. Sütlaç üzerine minik minik doğranmış incir ve kayısılardan oluşuyordu.

IMG_2811

İkinci sütlaç fındıklıydı,

IMG_2810

Üçüncüsü ise “atom” adını verdikleri fındık, üzüm, kayısı, incir, muz, bal, ceviz ve bir adet çifte kavrulmuş lokumdan oluşan sütlaçtı. Sütlacın kıvamı iyiydi, şekeri azdı, lezzeti güzeldi. Sütlacın farklı sunumlar ile çeşitlendirilmiş olmasını işletmecilik adına başarılı buldum. Yine de ben sütlaç konusunda biraz tutucuyum. Sade sütlacı hiçbir şeye değişmem.

Efendim, yukarıda anlattığım yemek bir grup yemeğiydi. Bu keyifli yemek için toplamda 160 TL hesap ödedik. Pideler 13-18 TL, sütlaç 5-6 TL. Karadeniz pidesi ve sütlacın başarılı örneklerini bulacağınız bir mekân. Tavsiye derim.

Adres: Halaskargazi Cd. No:37 Harbiye – İstanbul

Tel: 212. 241 1034

Web: http://www.nizampide.com/

Mirza Köftecisi – İstanbul

Değerli Dostlar,

Ufukta İstanbul seyahati görününce hemen alternatif yemek mekânlarını araştırmaya başladım. Araştırmalarım sırasında beni en çok heyecanlandıran yerlerden birisi Mirza Köftecisi oldu.

Bayrampaşa semtinde yer alan Yıldırım Mahallesi, Balkan göçmenlerinin yoğun olarak yaşadığı yerlerden birisiymiş. Mirza Köftecisi de bu mahallede yer alan ve ünü İstanbul sınırları aşmış bir mekân. Şakir Bey ve ailesi 1992 yılında Karadağ’dan Türkiye’ye göç etmiş. 2003 yılında küçük bir dükkânda işe başlamış ve sonra bu dükkâna geçmiş. Burası tam bir aile işletmesi Şakir Bey, eşi ve çocukları ile birlikte burayı işletiyor.

IMG_2728

Dışarıdan bakıldığında ve hatta içeri girildiğinde sıradan bir mahalle köftecisinden farkı yok.

IMG_2731

Masamıza geçince garsona Ankara’dan geldiğimizi, köftelerin hepsinden tatmak istediğimizi söyledik. Siz sevisi bize bırakın bir size karışık bir tabak hazırlayalım dedi.

IMG_2732

Ardından masaya ekmek, acılı köfte sosu, soğan, kaymaklı biber turşusu, koyun peyniri ve yoğurdu servis etti. Ekmek Karadağ bölgesinin özelliklerini taşıyordu. Lezzeti iyiydi. Acı sosu tatmak adına bir parça aldım.

IMG_2733

Acılı köfte sosu kıvam ve lezzet olarak çok başarılıydı.

IMG_2737

Masaya gelen soğana köftenin lezzetini tam olarak almak için hiç dokunmadım.

IMG_2735

Gelelim kaymaklı biber turşusuna. Bu benim daha önce hiç tatmadığım bir lezzetti. Boşnak biberi olarak tanımlanan bu biber özel olarak Yalova’dan geliyormuş. Boşnak biberi, bizim dolmalık biberlerimize nazaran daha etli ve açık renkli bir biber. Bu biber içi çıkarıldıktan sonra tuzlu çiğ krema ve süt karışımına yatırılıyormuş. Bu karışım, mayalanma sonucu kaymak ile krem peynir arasında bir şeye dönüşürken bir yanda da biberi turşuya dönüştürüyormuş. Ben zıt tatları oldum olası beğendiğim için bu turşuyu beğendim. Kaymak ve turşu birbirlerini çok güzel dengelemişti.

IMG_2738

Koyun peyniri kendi yapımlarıymış. Taze bir peynirdi, tadımlık yetti.

IMG_2740

Yoğurt da kendi yapımlarıydı. Lezzeti güzeldi.

IMG_2741

Kayık tabak içerisinde üç çeşit köfte masaya gelince gözlerim parladı.

IMG_2746

Köfteler bir parça hardal, şehriyeli pilav ile lahana ve havuç turşusu ile servis edilmişti. İnegöl köfte şeklindeki klasik köfte ile başladım. Dana etinden yapılmış olan köftenin yağ ve tuz oranı çok iyi ayarlanmıştı. Yerken etin lezzetini net olarak alabildiğiniz bir Rumeli köftesi olduğunu söyleyebilirim. Köftelerin acılı köfte sosu ile uyumu harikaydı. Köfteler yanında servis edilen lahana ve havuç salatası kesinlikle başarılıydı. Köftenin lezzetini desteklemekteydi.

IMG_2745

Tattığım ikinci köfte kuru etli kaşarlı köfteydi. Bu köfte hamburger köftesinden daha geniş ve inceydi, üzerine kurtulmuş et dizilmiş ve en üstte kaşar dilimleri yerleştirilmişti. Kurutulmuş et tabir edilen et çemensiz pastırma kıvamındaydı. Lezzetine hayran kaldım. Köftenin kendine has lezzeti kurutulmuş et ve kaşar peyniri ile daha da zenginleştirilerek damakta lezzet bombardımanı yaşattı.

IMG_2750

Son olarak sucuk baharatlı köfteyi tattım. Bu köfte diğerlerinden farklı olarak kuzu ve dana karışıktı. Baharat ile zenginleştirilip kuzu bağırsağı içine bastırılmıştı. Sosis görünümlü bu köfte masanın yıldızı oldu. İlave bir porsiyon istedik yemeğe doyamadık. Lezzet olarak unutulmaz tatlar arasında yerini aldı diyebilirim.

IMG_2752

Tatlı olarak sütlaç, ev baklavası, Beşiktaş (kakaolu pandispanya arasında kıvamlı kremalı bir pasta), şekerpare, yine kendilerinin yaptığı gofretten hazırladıkları pasta olmak üzere farklı seçenekler bulmak mümkün. Tatlı yiyecek yerim kalmadığı için tatlarına bakamadım.

IMG_2760

5 kişi yedik içtik 100 TL hesap ödedik. Mönünün bir sayfası Türkçe, diğer sayfası Boşnakça. Balkan esintisini İstanbul’da yaşamak, lezzetli köfteler yemek için harika bir mekân. Tavsiye olunur.

IMG_2761

Adres: Yıldırım Mh. Şehit Kamil Balkan Cd. No:34 Bayrampaşa – İstanbul

Tel: 212. 497 0233

Toros Lokantası – Acıpınar, Aksaray

Değerli Dostlar,

Mersin’den Ankara’ya dönerken acıkmaya başlayınca yol üzerinde mola verecek bir yer aramaya başladım. Aksaray’da durmayı düşündüm ama şehir merkezine gidip zaman kaybetmekte istemedim için yoluma devam ettim.

IMG_8193

Özeller Dinlenme Tesisinde, Toros Lokantası önünde sıra sıra kamyonları görünce tamam işte benim yerim diyerek arabayı önüne çektim.

IMG_8188

İçeriye girdim bir masaya geçtim. Uzun dikdörtgen bir salonda beş adet camlı dolaptan oluşan uzun bir tezgâh vardı. Tezgâhların arkasında yer alan odun fırını hemen dikkatimi çekti. Duvarda Kadir İnanır ile Türkan Şoray’ın oynadığı Selvi Boylum Al Yazmalım filminin afişi yer alıyordu. Bu camlı dolaplarda ızgara et, tavuk çeşitleri,

IMG_8189

tencere yemekleri ve

IMG_8190

kahvaltılıklar yer alıyordu.

IMG_8181

Önce pilav üstü kuru istedim. Pide, salata ve su ile siparişim servis edildi.

IMG_8183

Fasulyenin lezzeti karşısında dayanamayıp bir porsiyon da kuru fasulye istedim.

IMG_8182

Fasulye tam benim sevdiğim gibiydi. Dermason fasulye kullanılmıştı. Tadı tuzu tam karardı. Şehriyeli pilav aynı şekilde lezzetliydi ve tane taneydi.

IMG_8184

Gelelim salataya, bu gördüğünüz salatadan iki tane yedim. Kıvırcık, havuç ve domates ve mor lahanadan oluşan salatanın özelliği üzerinde çok ince kıyılmış dört adet aromatik yeşillikte oluşan sosuydu. Salatayı farklı kılmış lezzetine lezzet katmıştı. Bu mekânın bir özelliği salatanız bitince isterseniz bir daha veriyorlar. İstediğiniz kadar yiyebiliyorsunuz.

IMG_8185

Bir de pidesinin tadına bakmak istedim. Kaşar peynirli pide ile birlikte ikinci salatayı istedim. Odun ateşinde pişen pide de oldukça başarılıydı.

Yemek üzerine kahveyi mekânın sahibi Cumhur Bey ile birlikte içtik. Cumhur Bey Tarsuslu bir iş adamıymış. Zaman içerisinde sıkıntıya düşmüş Tarsus’u terk edip Aksaray’a yerleşmiş. Sonra bir lokanta açmaya karar vermiş. İlk açtığı yer bulunduğumuz yerden 1 km aşağıda yer alan başka bir benzin istasyonuymuş, anlaşamayınca kiracı olarak Özeller Dinlenme Tesisine gelmiş.

Cumhur Bey işin detaylarını ve yemek malzemeleri konusunda ne kadar özenli olduğunu anlattı. Her perşembe akşamı ölmüşlerimizin ruhuna kemalpaşa tatlısı dağıtıldığını, sütlacın günlük yapıldığını ve satamaz ise akşam müşterilerine ikram olarak sunulduğunu söyledi. Sonra beraber aile salonuna geçtik. Salon ferah ve temizdi. Mama sandalyesinin bulunduğunu da belirtmek isterim.

IMG_8192

Cumhur Bey’e veda ederek yoluma devam ettim. Oldukça temiz ve kaliteli hizmet veren bu mekândan mutlu ayrıldığımı ifade etmek isterim. Tüm yemek için 20 TL hesap ödedim.

Adres: E-90 Karayolu Ankara Yolu Üzeri 25. Km Acıpınar Kasabası Özeller Dinlenme Tesisi – Aksaray

Tel: 507. 287 0055

Künefeci Emin Usta – Mersin

Değerli Dostlar,

Mersin seyahatimde bir sonraki durağım Künefeci Emin Usta oldu.

IMG_2708

Künefeci Emin Usta, İstiklal Caddesi üzerinde karşılıklı iki dükkânda hizmet veriyor. Dükkânlardan birisinin yakın zamanda iki sokak aşağıya taşınacağını öğrendim.

IMG_2709

Emin Usta’nın künefe salonu oldukça sade döşenmiş. Yerler taş, duvarlar fayans, duvarda bir televizyon var.

IMG_2710

İçeriye girince sağ tarafta tezgâh yer alıyor. Tezgâhın arkasında cam önüne sıralanmış tepsiler içinde künefe hemen göze çarpıyor. Sol taraftaki cam önüne ise kerebiç ve hurmalı mamul dizilmiş.

IMG_2707

Ustamdan bir porsiyon künefe istedim. Büyük tepsilerde künefe yapıldığını ilk defa Hatay’da görmüştüm. Hatta Kral Künefe’de bir porsiyon yemiştim. Lezzet açısında büyük bir fark yaratmasa da, size özel olarak hazırlanmamış olması bence bir fark yaratıyor.

IMG_2712

Emin Usta’nın künefesi görsel olarak iştah kabartıcıydı. Künefenin üstü nar gibi kızarmıştı. Daha önce servis edilen künefelerden boşalan alana künefenin içinden tepsinin tabanına doğru taşmakta olan peynir ise ağzımı sulandırmaya yetti.

IMG_2706

Tepsiden alınan bir parça künefe, üzerine şerbet ilave edilerek hemen servis edildi. Künefenin şerbetini çekmesi ve soğuması için biraz bekledim. Ardından bir parça künefe aldım. Üstü çıtır çıtır ince bir kabuk gibiydi. Bu çok hoşuma gitmedi. Ben künefeyi yerken kadayıfın peynir ile bütünleşmiş halini seviyorum. Peyniri çok bol ve lezzetliydi. Şerbetin tadı yerindeydi. Genel olarak künefenin lezzeti oldukça iyiydi.

Adres: İstiklal Cd. No: 103 Mersin

Tel: 324. 238 8778

Göksel Tantuni – Mersin

Değerli Dostlar,

Mersin gidip tantuni yemeden dönmek olmazdı. O nedenle Mersin’in en meşhur tantunicisi olan Göksel Tantuni’nin yolunu tuttum.

IMG_2654Hasan Palamut tarafından 1977 yılında kurulan ve geçmişi 1967’ye, seyyar arabaya, dayanan Göksel Tantuni bugün Mersin’de 4, Adana’da 1 şubesi ile toplam 5 şubede faaliyet gösteren bir zincire dönüşmüş vaziyette.

IMG_2669Göksel Tantuni’nin Pozcu şubesine gittim. İçeri girince güler yüzlü personel tarafından karşılandım. Duvarlarda ünlülerin resimleri hemen göze çarpıyordu. Gözüme kestirdiğim bir masaya geçtim.

IMG_2660Hemen ikram olarak domates, salata, acı biber, turp, maydanoz, soğan, limon ve roka servis edildi. Bir “açık ekmek” tantuni sipariş ettim.

Gelelim tantuniye, tantuni etin but kısmından yapılıyor. Sinirleri ayıklanan et bir gün süreyle dinlendiriliyor. Doğranıp haşlanıyor, saç tepsi içinde kızdırılan toz biberli yağda kızartılıyor. Pişirmede özellikle pamuk yağı kullanılıyor. Tantuni pişerken arada sırada su atılıyor. Yağa su atılmasının iki nedeni bulunuyor. Birincisi saçın ısısını kontrol etmek, ikincisi buharlaşan su ile tantuninin ekmeği yumuşatmak.

IMG_2656Tantuni, biftek ve tantuni olmak üzere iki şekilde isimlendiriliyor. Biftek, sadece et içeren yağsız dürüme; tantuni, içinde kuyruk yağı da bulunan dürüme deniyor. Et pişip lavaşa/ekmeğe alınmadan ekmeğin içine sumaklı ve maydanozlu soğan, domates ve baharat konuluyor.

IMG_2658Sipariş verilince tepsinin kenarında yer alan ön pişirmesi yapılmış etlerden bir parça ortadaki sıcak bölüme alınıp ısıtılıyor. Etler ısınırken üzerine buharla ısınması için ekmek/lavaş kapatılıyor.

IMG_2662Tekrar masaya dönersek, masa gelen tüm yeşillikler tazeydi.

IMG_2666Ayran bol köpüklü ve lezzetliydi.

IMG_86905dk. İçinde “açık ekmek” tantunim geldi. Sunumu çok güzeldi. İki ucu açık olduğu için ikiye katlanıp bardak içine oturtulup servis edildi. Dürümü ısırmadan önce limon sıkılması adettendir. Limonu sıkıp ilk lokmayı alıyorum ve lezzete hayran oluyorum. İnce lavaş içinde yumuşacık et ve dengeli baharat ile ortaya muhteşem bir lezzet çıkmış. İki dakika içinde bitiriyorum.

IMG_8692İkinci siparişimi ekmek arası yani “somun” olarak verdim. Aslında gönlüm “açık ekmek”ten yanaydı fakat fotoğraflamak için “somun” tercih ettim. Ekmek arası gelen tantuni yine çok lezzetliydi. Büyük bir keyifle yedim.

IMG_2671Lezzetli tantuni, bol ikram ve güler yüzlü personel ile mekânı oldukça başarılı bulduğumu söylemek isterim. Somun tantuni 6,5 TL, açık ekmek tantuni 6 TL, ayran 2TL toplam 14,5 TL hesap ödedim.

Adres: GMK Bulvarı Eski İşbank Şubesi Karşısı Pozcu – Mersin

Tel: 324. 326 3233 – 324.326 1600

Web: http://www.gokseltantuni.com

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 119 other followers

%d bloggers like this: