Christkindlmarkt- Frankfurt

Tags

,

Değerli Dostlar,

2014 yılı sona ermeden, kısa bir Frankfurt seyahati gerçekleştirdim. Üç günlük bu seyahatim Noel arifesine geldiği için Frankfurt’un merkezinde, Belediye Binası’nın bulunduğu cadde merkez olmak üzere, düzenlenmiş olan “Christmas Market” etkinliğini görme şansım oldu.
IMG_3144Cadde üzerine sağlı sollu yerleştirilmiş küçük kulübelerde yiyecek ve hediyelik eşya satışı gerçekleştiriliyordu. Çalışanların güvenliği ve konforu gözetilerek inşa edilmiş bu mobil kulübeler ciddi bir tasarım harikasıydı.
IMG_3096Üst resimde görülen kulübede sıcak şarap satışı yapılıyordu. Büyük bakır kazanlarda hazırlanmış sıcak şaraplar bu etkinlik için özel olarak hazırlanmış kupalarda servis ediliyordu.
IMG_3097Kalp şeklindeki kurabiyeler çok cezbediciydi. Lebkuchen olarak adlandırılan bu geleneksel kurabiyeler bal ve baharat karışımı ile hazırlanıyor. Bu kurabiyeler bildiğimiz zencefilli kurabiyelerden daha tatlı ve yumuşaktılar. Kurabiyelerin üzerinde farklı mesajlar yer alıyor. Birisine hediye edecekseniz üzerinde ne yazdığına dikkat etmenizde fayda var.
Noel için hazırlanmış kurabiyeleri (Lebkuchen) satan dükkânlar,
IMG_3104Mönülerinde çeşit çeşit çorba bulunan çorbacılar,
IMG_3110Dev mangalarda odun ateşinde yapılan sosisleri, fırında tazecik pişen ekmeklerin arasına koyup servis edenler,
IMG_3135Patates kızartmalarını külahta ketçap ve/veya mayonez ile sunan patatesçiler
IMG_3118ziyaretçilere servislerini yetiştirmekte zorlanıyorlardı. Akşam 9 olduğunda yiyecek namına satılacak bir şey kalmamıştı.

Belediye binası önündeki meydanda kurulmuş olan atlıkarınca ise gecenin olmazsa olmazlarından birisi olarak dönmeye devam ediyor, binmek isteyenleri oluşturduğu kuyruk ise hiç eksilmiyordu…..

2014 yılı performans raporu

Tags

Değerli Dostlar,

Blogumun 2014 yılı performansını gösteren rapor yayımlandı, ben de sizlerle paylaşayım istedim.

2014 yılında 27 post yayımlarak toplamda 241 posta ulaşmış oldum. Bu yıl içerisinde günlük ortalama hitim 500’e çıktı. Bir gün içerisinde blogum 1643 kez ziyaret edilerek tüm zamanların rekorunu kırmış oldum.

Postlarımı okuyarak beni yazmaya motive ettiğiniz ve yorumlarınız ile paylaşımımızı artırarak blogumu daha keyifli kıldığınız için hepinize çok teşekkür ederim.

Yeni yılın bol gezmeli, yemeli içmeli, keyifli bir yıl olması temennisi ile hepinize MUTLU YILLAR….

Sevgiyle kalın.

Ahmetyemekte

Here’s an excerpt:

The Louvre Museum has 8.5 million visitors per year. This blog was viewed about 180,000 times in 2014. If it were an exhibit at the Louvre Museum, it would take about 8 days for that many people to see it.

Click here to see the complete report.

Sille Konak Restaurant – Konya

Tags

, ,

Editör: Bu postu hazırlayan sevgili Akın BEĞEN‘e keyifli yazısı için teşekkür ediyorum.

Konya seyahati öncesi kahvaltı için kalburüstü bir mekân ararken gördüm Sille Konağını.resim1Konya’nın eski köylerinden birisi Sille. Bir Rum köyüymüş aslında.resim2Köye girdiğinizde açık hava gelinlik defilesine geldiğinizi sanıyorsunuz. Keza her yerde bir gelin-damat, karşılarında ışıkçılar, şipşakçılar… resim3Şimdi, Sille Konak’ta kahvaltı zamanı. Kişi başı 20 TL, açık büfe. resim4Otantik bir konak ortamı. Kahvaltılıklar otellerdeki gibi tezgâhlara dizilmiş.resim5Ancak esas lezzetler başka bir köşede sunulmakta. Sucuklu menemen, mantar, sarmalar, sosisler… Enfes.resim6Peynir, bal, tereyağı yöresel. Lezzetli.

resim7Çay sınırsız ve gerçekten kaliteli, güzel. resim9Sıcak ve soğuk süt sunulan içecekler arasında. Çay servisini hem alt kata hem üst kata ikişer kazan halinde koymuşlar. Yine Erikli sular da hemen ulaşacağınız yerde.

resim91Kahvaltıyı ve köyü kesinlikle çok beğendim. Tavsiye ederim. resim92 Adres: Çay mah. No: 50 (Sille PTT Yanı) SİLLE/KONYA/TÜRKİYE
Tel: 332. 244 9260     Gsm: 0.537 719 9436
Web: www.sillekonak.com

Borough Market – Londra

Tags

,

Editör: Bu postu hazırlayan sevgili Meltem BAŞTAN’a güzel ve keyifli yazısı için teşekkür ediyorum.

Yazım aslında bir de Cardiff ayağı içermeliydi. Ancak, gidilen ikinci durağın yarattığı heyecan sebebiyle, gördüklerimi unutmadan yazıya dökme ihtiyacı her şeyin önüne geçti.

Gittiğim üç Birleşik Krallık şehrinde de (Cardiff, Swansea, Londra) şehrin ismiyle müsemma pazarlara rastladım. Aslında bunlardan ikisine önceden hazırlanarak, özel tespitle gittim. Yazının üçüncü ayağı olan Cardiff pazarını ise önünden geçerken tesadüfen gezdim. İkamet, insanı tembel yapıyor galiba:)

Bu yazı Londra ayağına ait.

Borough Market, Londra’nın en ünlü pazarlarından biri. Diğer pazarları pek bilmiyorum, doğrusu pek de araştırma fırsatım olmadı. Sadece, “Londra’da şuraya git” diye ağzını açan bütün tanıdıklarım muhakkak bu pazarı görmemi istediler. Yaklaşık 1 ay önce twitter’da da takibe başlamam sonucu merakım oldukça arttı. Bilhassa Londra sakinlerinin öğle yemeği için uğradığı bir mekân olduğunu öğrendiğimden beri bayağı merak ettim. Çünkü bizler Türkiye’de öğle yemeği için pazara gitmeyiz. Gideriz de sandviçle çıkmayız hani… IMG_1366Borough Market, bugüne kadar gördüğüm manada, ağırlıklı olarak sebze ve meyvenin satıldığı bir pazar değil. “Pazar” tanımımı alt üst eden bir yer:) Gıda adı altında ne ararsanız var. Londra metrosunun “Monument” durağından yürüyerek 10 dakikada ulaştığım pazarda beni sayısız çeşitte ekmeği barındıran tezgâhlar karşıladı. IMG_1328Tahıllısı, envai çeşit unla yapılmıştı. Büyük somunlar dilimlenmek için müşterilerini bekliyordu. Bütün kuzey memleketleri böyle değil sanırım ama İngiltere’de bir “bakery” gerçeği var hakikaten. Görece soğuk memleket olmasından mütevellit, sıcak içecek, başta da kahve tüketimi had safhada burada. Tabii alkolü saf dışı tutuyorum:) Borough Market’ta da bu gerçeği görmek mümkün.

IMG_1329Patatesli, tabii ki sarmısaklı ekmeklere, şekilsiz, pide üzerine salam konulmuş gibi duran ekmeklere oldukça yüksek bir talep var. IMG_1334Açıkçası sade beyaz ekmek pek göremedim. Dikkatimi çeken diğer bir husus ise ekmeklerin herhangi bir jelatine ya da poşete konmadan satılması oldu. Merakımı cezbettiği için “Bu ekmekleri açıkta satmak yasak değil mi?” diye sordum. Ekmeklerin o zaman insanlara yeterince çekici gelmediği cevabını aldım. Üsteledim, “Hiç mi bakteri kapmıyor bunlar?” diye. Satıcı boş gözlerle baktı bana. Ama daha çok “Nereden çıktın?” der gibi bir bakıştı. Şark kurnazlığı ne kadar su götürmüyorsa Batının çifte standardı da götürmüyor kardeşim. :)

IMG_1337Ekmeklerin karşısında porselen ürünlerini satılıyordu. Kütahya’ya has bir porselen anlayışı değil tabii buradaki. Astrolojiye olan merakımdan dolayı kendi burcumda bir kupa almak istedim ama biraz pahalı geldi, almaktan vazgeçtim. Tabii bir Osmanlı geleneğinin yanına yaklaşılamıyor ancak yine de oldukça ince çizimler bulmak mümkün bu tezgâhlarda. Yalnız, “çizim” demek lazım illa ki, “işleme” demekten imtina etmek gerekiyor. IMG_1361Biraz ilerisinde sebze ve meyve tezgâhları başlıyor. Ben hayatımda ilk kez o kadar mantar çeşidini Borough Market’ta bir arada gördüm. Küçüklü büyüklü, rengârenk mantarlar, AVM’lerde satılan haribolar gibi satılıyordu kesekâğıtlarında. IMG_1363Hemen karşısında, kendi “kabak” tanımıma tekabül eden sebzeyi gördüm. İtalyan kabağı olarak satılıyordu, buradaki marketlerde bulamadığım bu kabağı. IMG_1362Ayrıca, patlıcanları da bizim bostan patlıcanlarındandı, tombik patlıcan, sevimli bir oyuncak gibi gözüme gözüktüler.

Pazar içinde ilerlemeye devam edince, karşıma uzun bir şarap reyonu çıktı. Elbette ki kendi şaraplarını da üretiyor ve satıyor işletmeciler. Şarap kültürüm pek olmadığı için tanıyıp bilebildiğim birkaç markaya göz gezdiriyorum sadece. Burası, bayağı müşterisi olan bir dükkân ve üstelik tadım yapma şansı da tanıyorlar. Zaten, ikram, Borough Market’ın önde gelen özelliklerinden birisi. IMG_1359Çok acı olduğu konusunda özellikle uyarılmama rağmen, hafif baharatlı bir sebze çorbasından öte olmadığını düşündüğüm Thai usulü çorba ve sırf sabahları düzgün kahvaltı etmediğim için satın almadığım leziz İtalyan peyniri “Gorgonzola” ikramla tanıştığım lezzetlerden oldu. IMG_1355Eskiden annemin yaptırdığı peynirler olurdu. Küçük bidonlarda bize yollanan. O peynir eridiği zaman muhteşem olurdu. Hele de o şekilde biraz bekletildiyse, tadı kendine hapsederdi. O kadar küflü Fransız peyniri denedim. Nasip, Londra’da Borough Market’ta rastlamakmış o tada. IMG_1341İlerlemeye devam ediyorum. Evimde zeytin kalmamasından ötürü gözüm zeytin arıyor. Ve işte oradalar. Güzelim zeytinler, ya İtalyan ya da Yunan zeytini olarak Hintliler tarafından satılıyor. Üzülüyorum, ama daha çok da sinir oluyorum kendi ülkemin adını görememekten ötürü. IMG_1353Ama hüznüm uzun sürmüyor. Kocaman bir “Turkish Deli” tabelası beni karşılıyor. Türk çalışanlarla sohbet ediyor, Türk kahvesi içiyorum. Doğrusu kahveyi pek beğenmiyorum. Ama tabii vızır vızır satış yapmalarını engelleyecek kadar yüzümü buruşturmuyorum:) Bir paket “Kuru Kahveci Mehmet Efendi” kahvesi alıp; tezgâhın fotoğrafını çekmeye devam ediyorum. IMG_1348Ezmeyi “ezme” olarak, sarmayı orijinal ismiyle görmek bana ilaç gibi geliyor. Her ne kadar incelenecek doku örneği gibi bulunduğu dolabın içine bırakılmış olsa da “sigara böreği” görmek bile beni inanılmaz heyecanlandırıyor. Yurt dışında sağlam Türk ürünü satan yer bulmanın güçlüğü düşünüldüğünde, “Turkish Deli” bana üzerine saray inşa edilmiş bir vaha gibi geliyor.

Son olarak, günlerce kendime kızmama sebep olacak Fransız ördek eti reyonunun yanına yaklaşıyorum. Saçta mis gibi ördek eti yapılıyor. Velakin az da olsa bir kuyruk var ve benim arkadaşlarıma eklemlenmem gerekiyor. Beklemiyorum ama üç günlük ördek eti sayıklaması daha kaç gün gider, onu da bilemiyorum:) IMG_1365Velhasıl kelam, London Borough Market, klasik Pazar tanımının oldukça dışında bir yer olarak karşımıza çıkmakta. Yerli üreticilerin, metropolün ortasında nasıl da özgüvenle hareket ettiğini, pazara çok yakın bir yerde olan “City of London” bölgesinin beyaz yakalılarının öğle yemekleri için pazarı tercih ettiklerini, pazara gelen ürünlerin sabah twitter hesabından ilan edilmesi ile başlayan günün, tok, mutlu ve ertesi gün için umutlu sonlandırılabildiğini görmek, insanın içini açıyor.

“Ankara’da Ulus hali için çok mu zor?” diye sormaktan da insan kendini alamıyor:)

Borough Market’ı görmenizi tavsiye ederim.

Adres: 8 Southwark St, London SE1 1TL, İngiltere.

Telefon:+44 20 7407 1002

Web: http://boroughmarket.org.uk/

Balkan Helva – Eskişehir

Tags

, , ,

Değerli Dostlar,

Eskişehir’e özgü lezzetler arasında gösterilen met helvasının başarılı üreticilerinden birisi olan Balkan Helva’nın Köprübaşı Caddesi’nde yer alan şubesine gittim. IMG_8358Balkan Helva 1923 yılında kurulmuş. Helva çeşitleri dışında lokum ve şeker üretimi de gerçekleştiriyorlar. Dükkâna girince mis gibi helva kokusu beni benden aldı. IMG_9505Vitrinde yer alan tahin helvaları o kadar cazipti ki hemen orada sıcak ekmek arasına kocaman bir parça helva koyup yemek istedim. Aslında helvaya çok düşkün değilimdir. Askerlik yıllarımda gaz tenekeleri ile gelen kakaolu tahin helvasını somun arasına koyup yediğim anları ve aldığım keyfi hiç unutamam. Ne zaman tahin helvası görsem anılarım canlanır. IMG_9507Uzun zamandır görmediğim köpük helvasını görünce mutlu oldum. IMG_9506Nuga helvası (kos helva) ağzımın suyunu akıttı. Bir tane aldım ve hemen yedim. Çocukluğumun kos helvası oldukça sertti. Isırınca tak diye ses gelirdi. Tabii kos helva dokusu gereği soğurt ortamda sertleşiyor onu da göz ardı etmemek lazım. Bu helva ise yumuşaktı, beklediğim lezzeti bulamadım. IMG_9503Ardından, Eskişehir’in yöresel lezzetlerinden birisi olan met helvasının kakaolu ve sade iki çeşidinden alıp tadına baktım. Helva taze, gevrek ve hafifti. Met helvası ismini, met(çubuk) ve aşık kemiği ile birlikte oynanan bir sokak oyunundan almış. Bu helvanın, met oyunu sonucunda yenilen tarafın uzun kış gecelerinde helva çekmesiyle oluşan bir geleneğin ürünü olduğu söyleniyor.

Met helvasının yapımı, 1920’li yılların başında Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde başlamış. Helvanın ana maddesi un, yağ ve şeker. Belli bir dereceye kadar kaynatılan şeker, ağartma makinesinde ağartılarak önceden hazırlanan un ve yağ ile elle çekme usulüyle karıştırılıyor. Bu çekme işlemi özel bakır tepsinin üzerinde yapılıyor. O nedenle işçilik isteyen zor bir iş. IMG_9504Eskişehir’e bu gidişimde Balkan Helva’da nuga ve met helvalarını denedim ve memnun kaldım. Lokum ve şekerlemelerini denemedim. Bir sonraki gidişimde Eriş Helva’yı deneyeceğim.

 Adres: Köprübaşı Cd. No:107/109 Eskişehir

Tel: 222. 231 9882

Web: http://www.balkanhelva.com.tr/

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 130 other followers