Temel Çiğbörek Salonu – Eskişehir

Tags

, ,

Değerli Dostlar,
Eskişehir sokaklarında dolaşırken yolda Eskişehirli bir ahbabımıza rastladım. Laf lafı açtı konu çiğböreğe geldi. Ben de civarda tavsiye edeceği bir çiğbörekçi olup olmadığını sordum. Kendisi, Temel Çiğbörek Salonu’nu tavsiye edince hemen oraya gitmeye karar verdim.
IMG_8359İçeride oturmak yerine, ara sokakta yer alan açık kısmı tercih ettim. Bir porsiyon çiğbörek siparişini verince hemen mutfağa sohbete gittim.
IMG_9491Çiğbörekler hazırlanırken izledim. Siparişler o kadar çok ki ustam, seri bir şekilde siparişleri yetiştirmeye çalışıyordu. Kızgın yağa atılan çiğbörekler nar gibi kızarıyor, etrafa yayılan koku iştahımı kabartıyordu.
IMG_9494Sonunda bir porsiyon çiğ böreğim hazırlandı ve bende hemen masama geçtim. Çiğböreğin hamuru elde ince açılmış, yağ çekmeden pişirilmişti. Hazırlanırken dikkat ettiğim kadarıyla iç malzemesi bizim evde yaptığımızdan daha suluydu. Kıyma, karabiber ve soğan ile hazırlanan harcın lezzeti dengeliydi.
IMG_9498Genel olarak hamuru ve iç malzemesi lezzetliydi fakat iç malzemesini biraz az buldum. Çiğböreği lezzetli bulsam da hayalimdeki lezzeti henüz bulamadım. Aramaya devam. :) Bir porsiyon çiğbörek bir ayran 6 TL hesap ödedim.

Adres: İki Eylül Cd. No:41 (Ticaret Sarayı Karşısı) – Eskişehir
Tel: 222. 233 0143

Karakedi Bozacısı – Eskişehir

Tags

, ,

Değerli Dostlar,

Eskişehir’e gitmeden yaptığım araştırmalarda uğrayacağım yerler arasında yer alan Karakedi Bozacısı birden karşıma çıkınca hemen içeriye girdim. Hemen içeri girdim diyorum ama içerisi o kadar kalabalıktı ki sıranın bana gelmesi on dakikayı buldu.

IMG_9479İki bardak bozayı alıp, üzerine tarçın ilave ettikten sonra kendimi dışarıya zor attım. Ayaküzeri bozayı kaşıklamaya başladım. Benim daha önce tattığım bozalara göre daha taze ve tatlıydı. Tatlılığı benim bildiğim taze bozanın tatlılığından daha farklıydı.

IMG_9478Bu farklılığın Karakedi bozacısının boza yapımında mısır, benim daha önce tattığım bozalarda ise darı kullanılmasından kaynaklandığını düşünüyorum.

Türkiye’de genellikle darıdan yapılan boza, başka ülkelerde yapıldığı yerin başlıca ürününe göre mısır, arpa, çavdar, yulaf, buğday, kara buğday, arnavutdarısı, gernik gibi tahılların unu, bazen da pirinç ve ekmek, nadir olarak da kenevir unu ve karamuk mayalandırılarak yapılır.

Boza, Mısır ve Kuzey Afrika sahilleriyle Akdenizli tüccar gemiciler aracılığıyla batıya, Hazar Denizi güneyinden doğuya, Asya içlerine ve Çin’e; İran ve Afganistan’a, Kafkaslar’dan kuzeye, Volga havzasına doğru geniş bir coğrafyaya yayılır.

İbn Battuta isimli Arap gezgini, 14. yüzyıl başlarında yazdığı seyahatnamesinde Türklerin bulunduğu Deşt-i Kıpçak bölgesini anlatırken Türklerin içtiği bir şıra olan bozayı anlatmaktadır.

“Tattığında ekşilik hissettiğim için hemen bıraktım. Yemekten çıktığım zaman bunun ne olduğunu araştırdım, anlattılar; Duki (düğ = ince bulgur) tanelerinden yapılan bir nebizdir bu. Onlar Hanefi mezhebindendir ve nebiz onlar nezdinde helaldir. Buralılar dukiden yapılmış bu nebize buza (boza) adını veriyorlar.”

Evliya Çelebi 17. yüzyıl ortalarında İstanbul’da 300’den fazla bozacı dükkânının bulunduğunu, bu dükkânlarda 1100 kadar bozacının çalıştığını aktarmıştır.”(Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Boza)

Annem biz küçükken kış aylarında evde boza yapardı. Benim ilk tattığım boza annemin mayalanması için ekmek koyduğu ve bulgurdan yaptığı bozadır. Bu şekilde yapılan boza çok tatlı olmaz.

Damak tadı çocukluktan geldiği için ben darıdan yapılan bozayı daha çok seviyorum. Karakedi bozacısından aldığım koyu kıvamlı, tatlı boza benim için güzel bir deneyim oldu. Bir Eskişehir klasiği olan Karakedi Bozacısı’na kışın uğrayıp boza içmek güzel olabilir.

 Adres: Köprübaşı Cd. No:46 Eskişehir

Tel: 222. 231 1231

Web: http://www.karakedibozacisi.com

Papağan Çiğ Börek Salonu – Eskişehir

Tags

, ,

Değerli Dostlar,

1975 yılında Mustafa İbek tarafından kurulan ve kendisinin vefatından sonra Eşi Emine İbek tarafından işletilen Eskişehir’in en bilindik çiğ börek salonlarından birisi olan Papağan Çiğ Börek Salon’u, Eskişehir seyahatimizin ilk durağı oldu.

IMG_8355Şehir merkezinde yer alan salon oldukça küçük bir mekânda hizmet veriyor. Küçük olmasından dolayı günün belli saatlerinde kapıda kuyruklar oluşuyor.

IMG_8320Biz salonun sakin zamanında gittiğimiz için fazla sıkıntı yaşamadan bir masaya geçtik. Papağan çiğ börek salonunda sadece kıymalı çiğ börek servis edildiğinden bir porsiyon çiğ börek sipariş ettik.

IMG_9301Gözümüzün önünde hazırlanan çiğ börekler kızgın yağda pişirildikten sonra bir porsiyonda 5 adet (yarım porsiyonda 3 adet) olacak şekilde servis edildi. Çiğ böreğin olmazsa olmazı ayran da masadaki yerini aldı.

IMG_9294Çiğ böreğin iç malzemesi kıyma, soğan, karabiber ve sudan oluşuyor. Harç, kıymaya rendelenmiş soğan, karabiber ilave edilip macun kıvamına gelene kadar su ilave edilerek hazırlanıyor. Hamur açıldıktan sonra içine bir kaşık harç konup kenarları kesilip kızgın yağda pişiriliyor. Çiğ böreğin içinde kullanılan kıymanın mutlaka çiğden konması gerekir.

IMG_9309Gelelim çiğ böreğin lezzetine, hamuru elde ince açılmıştı, yağ çekmeden pişirilmişti. Çiğ böreği ortadan ikiye bölünce etin suyu akmaktaydı. Hazırlanırken dikkat ettiğim kadarıyla iç malzemesi bizim evde yaptığımızdan daha suluydu. Kıyma, karabiber ve soğan ile hazırlanan harcın lezzetinin dengeli, birbirine baskın gelmeyen bir yapıda olmasını beklerim, yerken ağzımda kıymayı hissetmek isterim. Papağan’da yerken soğanın daha baskın olduğunu ve iç malzemesinin eriyip gittiğini ve bu nedenle harcından çok memnun kalmadığımı söylemek isterim. Nefsimi köreltmek için yeterliydi ama beklentimin biraz altında kaldı.

IMG_8321Adres: Köprübaşı Cd. Yalbı Sk. No:5 Eskişehir

Tel: 222 231 4362

Web: http://www.papagancigborek.com/

Şelale Restoran – Denizli

Tags

, ,

Editör: Bu postu hazırlayan Akın BEĞEN’e güzel yazısı için teşekkür ediyorum.

Önceki seyahatlerimde Denizli civarında mola vermiş ama gittiğim yerlerden memnun kalmamıştım. Pamukkale dönüşü Ankara asfaltında giderken Pınarkent Mevkiinde Şelale Restorana ait tabelayı gördüm ve bu restoranı denemeye karar verdim.1 Şelale Restorana gidince ilk göze çarpan yanından akan çay oldu. Bu çay ortamı serinletiyordu. Ayrıca oturma yerlerinin üstüne kurulmuş soğuk buhar sistemi aşırı sıcaklarda ferah bir nefes almak için çok güzel düşünülmüştü. Garsonların kulağındaki kulaklıklar dikkatimi çekti. Her türlü sipariş ya da talebiniz kulaklıklar sayesinde anında mutfağa iletiliyor ve servis oldukça hızlı yürütülüyordu. Sorduğumda burasının 33 yıllık bir işletme olduğunu öğrendim. Özellikle o enfes kuyu tandır kebabında kullanılan kuzu etinin Denizli’nin kekik kokan dağlarında yayılan kuzulardan geldiğini öğrenince iştahım kabardı.2 Ortam süperdi. Çocuklu aileler için birebir. Yeşil alan üzerinde gezinen tavuk ve horozlar çocukların neşe kaynağı oldu. Bir köşeye çocuk parkı koymuşlar ki olmazsa olmaz bence.3 Eeee acıktık, geçiyoruz yemeğe.5 Kuyu tandır kebap dediğim gibi oldukça ünlü burada. Kuzu etleri hazırlanıp kuyuda odun ateşinde özenle pişiriliyor ve tandır o enfes tadına ulaşıyor.4 Tandır kebabın sunumu oldukça başarılıydı. Kebap altındaki bir düzenek sayesinde hiç soğumuyor. Yağı donmayınca rahat rahat ve keyifle tandırı mideye indirebiliyorsunuz.6 Eşim tandırın tadına bakarken bende adana kebap yedim. O da oldukça başarılıydı. 7

 Çocuklar için yine köfte söyledik. Porsiyon büyük, lezzetli ve başarılı bir ızgara köfteydi. Köftenin yanında gelen közde patates benim gibi patates severler için muhteşemdi. 8

 Salatasının yanında özel gelen koyun yoğurdunu mutlaka tatmanızı öneririm. 9

 Yemeğin sonunda havanın sıcaklığı ve daha gezilecek birçok turistik yer olması sebebiyle bu seferlik tatlı yemeyip meyve tabağı ile kalkıyoruz sofradan.

 Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim bir husus lavabo ve tuvalet temizliğinin dört dörtlük olmasıydı. Helal olsun işletmeciye.

 Afiyet olsun.

 Adres: Ankara Asfaltı Üzeri Pınarkent Kasabası (Böceli) Denizli / PINARKENT

 Telefon: 258. 286 5454

Ağlayan Kaya Hocanın Yeri – Çal

Tags

, , , , ,

Editör: Bu postu hazırlayan Akın BEĞEN’e güzel yazısı için teşekkür ediyorum

 Pamukkale gezisi sırasında yaşlı, mızmız ve huysuz bir ihtiyarın ısrarlı tavsiyeleri üzerine “Hocanın Yeri” diye bir cennet köşesine gitmeye karar verdik. Pamukkale Karahayıt üzerinden Kırmızı Su, Haytabey, Uzunpınar, Kutluca ve Güzelpınar’ı geçtikten sonra Sakızcılar köyüne ulaştık.

11

Dağların üstünden Denizli ayaklarımızın altında görünüyordu. Manzara muhteşemdi.

12

Doğa her şeyiyle çok güzel gerçekten. Yolun karşısına geçmeye çalışan bu sevimli dostumuza yardım ettik. Yere bıraktıktan sonraki hızlı adımları şaşırtıcıydı.

13

Tüm yol boyunca “Ağlayan Kaya/Yeşildere Şelalesi/Hocanın Yeri” tabelaları bizi yönlendirdi. Pamukkale’den 35 km kadar gittikten sonra nihayet tesise ulaştık. Ne yalan söyleyeyim bir daha beni buraya kimse getiremez diye söyleniyordum ki tesisin girişi kararımı gözden geçirmem gerektiğini emrediyordu bana.

14

Kekik kokan köyleri geçtikten sonra böyle bir doğa harikası beni şaşırtmamalıydı aslında. Ama şaşırdım. Daha önce farklı güzellikler görmüştüm, lakin bu ilkti.

15

Tesis Yeşildere Şelalesi’nin hemen dibine 40 yıl önce kurulmuş, birçok alabalık havuzundan oluşmaktaydı.

16

Tesisin sahibi Reşat Bey Anadolu misafirperverliği ile yoğrulmuş samimi bir işletmeci, bizi güler yüzüyle karşıladı. Denizli’nin bunaltıcı sıcağını bilenler buradaki serinliği görünce eminim çok sevineceklerdir.

17

Girişin sağında bulunan çeşmelerde el yüz yıkamak insanı hemen diriltiyor. Yol yorgunluğunu alıyor. Oturma düzeni oldukça doğal, çok rahat düzenlenmiş. Minderlerin üzerine uzanın ve kendinizi güzelliğin sesi ile baş başa bırakın.

18

Menü çok kalabalık değil, daha çok alabalık üzerine. Alabalık kiremitte ve ızgara olmak üzere iki şekilde servis ediliyor.

19Fotoğraf Hocanın Yerinin web siteden alınmıştır.

 Kiremitte alabalık tereyağlı, kaşarlı, mantarlı, soğan ve biberli olarak hazırlanıyor. Kesinlikle tavsiye ederim. Dağdan gelen, doğal ve buz gibi sudan oluşan havuzlarda büyütülen alabalıklar gerçekten çok lezzetliydi. Ayrıca, çok doyurucu olduğunu söylemek isterim.

20

Daha çok balık sevmeyen çocuklar için düşünülmüş kiremitte köfte ise diğer alternatiflerden. Kiremitte köftenin tadına baktım, gerçekten lezzetliydi.

21

Çoban salata özellikle domatesin tadı sebebiyle çok güzeldi.

22

Yemek sonrası Denizli firmalarından Künefix’in hazır künefesi servis ediliyor. Tadı orta seviyedeydi. Ne çok kötü ne de o enfes Hatay künefesi kadar başarılı.

 Kahvaltı düşünenler için Köy kahvaltısı varmış. En kısa sürede yeniden gelip deneyeceğim. Fiyatlara gelince balık 15 TL, kiremitte köfte 12,5 TL, künefe 6 TL, salata ikram ve köy kahvaltısı 15 TL.

Adres: Sakızcılar Köyü – Çal – DENİZLİ

Telefon: 258. 765 1120
Gsm: 536 522 4601
Web: http://aglayankaya.com

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 124 other followers