Tags

, , , , , , , , , , ,

Değerli Dostlar,

Konya, tarih öncesi döneme dayanan tarihi ile Türkiye’nin en eski yerleşim yerlerinden biridir. Roma, Anadolu Selçukluları, Karamanoğulları ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyan çok zengin bir kültürel mirasa sahiptir. Anadolu Selçukluları ve Karamanoğulları’nın başkenti olan Konya ayrıca Mevlana ve Mevlevilik ile de kültürel zenginliğine zenginlik katmıştır.

Picture 114

Bugün sizlere bahsedeceğim Somatçı, Selçuklu ve Mevlevi mutfağını araştıran Ulaş Tekerkaya’nın hayata geçirdiği bir işletme. Ulaş Bey iki yılı aşkın bir süre bu mutfağı araştırıp yemek denemeleri yapmış. Her bir yemeği formüle etmiş ve ortaya mükemmel lezzetler çıkarmış. Bu yemeklerin özelliği orijinaline sadık kalınarak hazırlanması ve yemeklerde bu nedenle domates, salatalık, biber ve sıvı yağ kullanılmaması. Yemeklerde meyve (incir, kayısı), kuruyemiş (fındık, fıstık, badem) bolca kullanılıyor. Sıvı yağ yerine o dönemde kullanılan sadeyağa en yakın yağ olan tereyağı kullanılıyor.

Somat, sofra; somatçı, sofrayı kuran ve kaldıran kişi; “Fihi ma fih” ise “Ne varsa içindedir” demek olup Mevlana’nın eserlerinden birinin de adıymış.

Picture 113

Somatçı 1936 yılında kayıt altına alınmış iki katlı bir konakta hizmet veriyor. Toplamda 120 kişiyi ağırlayabilecek kapasitesi olan mekânda, ramazana özel bir bahçe ve mönü yaratılmış.

Picture 096

 Biz “Hayat” adı verilen iç bahçe kısmında oturduk. Duvarda Mevlevilik ve “Hayat” ile ilgili bir mizansen resmedilmiş. Masalarda kullanılan runnerlar özenle seçilmiş.

Picture 059

Masamıza geçince garsonumuz gelip mekân ve yemekler hakkında bir ön bilgi verdi ve ardından bize “Sirkencübin” ikram etti. Sirkencübin sirke, bal ve su karışımından hazırlanana bir şerbet. Yemekten önce içildiğinde tokluk hissi verip fazla yemek yemeği önlüyor, yemekten sonra içildiğinde ise mideyi rahatlatıyor. Hz. Mevlana’nın da belirttiği üzere zıtlıkların bir arada ahenk içinde var olabileceğinin mükemmel bir kanıtı olarak düşünülebilir.

Picture 068

Çorba olarak Karmık ve cevizli közlenmiş biber çorbası istedik. Karamık çorbası karamık otundan hazırlanıyor. Bu ot yılda sadece 15 gün yetişen bir dağ bitkisi olup genellikle dağlık bölgelerde yetişiyormuş. Yakıcı bir özelliği ve ekşimtırak tadı ile özel bir diyet çorbası. Karamık otu ve bulgur içeren bu çorba oldukça kıvamlı ve lezzetliydi. Tarif edildiği gibi tam bir diyet çorbaydı.

Picture 069

Cevizli közlenmiş biber çorbası, közlenmiş kırmızıbiberler ve çekilmiş ceviz içi ile hazırlanmış. Bu çorba, Karamık çorbasına göre çok daha aromatikti. Bu çorba da kıvamlıydı. Lezzeti güzeldi. Beğenerek içtik.

Picture 071

Ara sıcak olarak ıspanaklı enginar istedik. Enginarın içine ıspanak ve üzerine peynir konarak hazırlanmıştı. Sunumu ve enginar-ıspanak uyumu güzeldi. Ben sadece enginarı biraz fazla pişmiş ve ekşi buldum.

Picture 082

Ardından ana yemeklerimiz servis edildi. Özenle hazırlanmış ana yemeklerden en rağbet göreni “Tava Kebabı” imiş. Ben de onu tercih ettim. Tava kebabı dana bonfile ile 12 bitki kökünden yapılan özel bir sosla pişiriliyormuş. Maydanoz, biberiye, tere ve roka sapı, havuç kökü, soğan ve sarımsak ve adını öğrenemediğim diğer bitkiler altı saat kaynatıldıktan sonra tereyağı ve unla meyane ediliyormuş. Bonfile yumuşak bir ettir. Sos ile pişince sosun lezzeti de ete geçmiş ve ortaya çok lezzetli ve yumuşak bir et çıkmış. Tava kebabı çok başarılıydı.

Picture 078

Bir diğer ana yemeğimiz “Kayısılı Et” oldu. Bu yemekte de et olarak bonfile kullanılmıştı. Kayısı tereyağı ve baharatlar ile hazırlanan yemek muhteşemdi. Kayısının aroması ete geçmişti. Tereyağı ile daha da lezzetlenen et ve baharatlar ile tadını daha da zenginleştirmiş ortaya mükemmel bir lezzet çıkmıştı. Ana yemeklerimiz safranlı bulgur pilav ile servis edildi. Bulgur pilavının tadı oldukça sadeydi. Zengin tatlar içeren et yemekleri ile uyumu güzeldi.

Picture 089

Yemek üzerine tatlı olarak “Badem Helvası” istedik. Badem helvası, badem, gülsuyu, badem unu, tereyağı, şeker ve su ile hazırlanıp ahududu sosu ile servis ediliyor. Divan-ı Kebir’de “Onun cevizlerle, bademlerle, şekerlerle yoğrulmuş badem helvası hem dilimi damağımı tatlılaştırır hem gözlerime nur verir.” diye atıfta bulunulan tatlı, damağımızda çok güzel bir tat bıraktı. Un helvalarına göre daha sakızımsı bir dokuya sahil olduğunu da vurgulamak isterim.

 Picture 088

Yemekten sonra Gül Şerbeti ikram edildi. Toplanan gül yaprakları uzun ve zahmetli bir süreçten sonra limon tuzu bal ve su ile kaynatılarak hazırlanan şerbet mis gibi gül kokusu ve içerken damakta bıraktığı muhteşem lezzeti ile harikaydı. Sirkencübin ile başlayan Selçuklu ve Mevlevi mutfağına yaptığımız yolculuğumuzu gül şerbeti ile noktalamış olduk.

Tattığımız bu güzel yemeklerin ardından şöyle bir kendimi dinlediğimde hiçbir şişkinlik hissetmediği fark ettim. O kadar dengeli bir yemek olmuştu ki ne açlık ne de tokluk hissediyordum. Sanki yemek yememiş gibiydim. Bu çok güzel bir histi.

Picture 105

Kuru incir ile servis edilen Tük kahvesi ile yemeğimizi noktaladık.

Yemeğin büyük bir kısmında bize eşlik eden Ulaş Bey ile sohbetimizden ve kendi elleri ile hazırladığı muhteşem yemeklerden çok keyif aldığımızı söylemek isterim. Konya’ya yolunuz düştüğünde uğramanızı şiddetle tavsiye ederim.

Karamık çorbası 5 TL, cevizli közlenmiş biber çorbası 6 TL, ıspanaklı enginar 6,5 TL, tava kebabı 22 TL, kayısılı kebap 19 TL, badem helvası  7,5 TL.

Adres: Akçeşme Mh. Mengüç Cd. No:36 Karatay – KONYA

Tel: 332. 351 6696

Web: www.somatci.com

Advertisements