Tags

, , , , , ,

Uludağ Kebapçısının Ankara’ya açıldığını duyunca gitmek için fırsat kollamaya başladım. Bu fırsat geçtiğimiz hafta sonu elime geçti. Eşimle beraber güzel bir Bursa Kebabı yemek için Cemal & Cemil Ustaların Ankara şubesine gittik.

Uludağ Kebapçısı Belpa Buz Pateni’nin yanında yer alan tek katlı bir binada hizmet veriyor. Binanın yanında bir de otoparkı mevcut. Ayrıca vale hizmeti de var. Akdeniz Caddesi üzerinden güzel bir girişi var. İç dekorasyonu oldukça başarılı. İçeride şömineli bir bölüm de mevcut. Yan tarafta kış bahçesi var. Yaz için bahçe düzenlemesi yapıyorlardı. Yazın bahçesinin çok keyifli olacağını düşünüyorum.

Biz hava güzel olduğu için kış bahçesinde oturmayı arzu ettik. Oturduktan 5 dk. sonra bir bayan müşteri gelip sigara içmeye başladı. Dört bir yanı kapalı mekânda sigara içilmesinin doğru olmadığını garsona söyledik. O da üst kısmının açıldığını söyledi. Biz de açmasını rica ettik ardından sigara dumanına maruz kalmamak için içeriye geçtik.

Geliş amacımız belli olduğu için mönüye fazla takılı kalmadan siparişlerimizi verdik. Birer porsiyon Bursa Kebabı ile şıra siparişi verdik.

Kebabımız beş dakika içinde geldi. Yuvarlak bir tabakta bir parça domates, biber ile süslenmiş şekilde yoğurt eşliğinde servis edildi. İlk kontrolümü tabağın ısısına bakarak yaptım. Tabak soğuk değildi, sonra bir parça yoğurttan aldım, yoğurt da soğuk değildi, oda ısısındaydı. Ardından bir parça et ile pidesinden aldım. Etin kalınlığı iyiydi, lezzeti çok güzeldi, pidenin yumuşaklığı üzerindeki domates sos ve tereyağı tam kıvamındaydı.

Gelelim Bursa Kebabının hazırlanışına Balıkesir’de yetişen koyun ile Marmara bölgesinde yetişen 2 yaşını geçmemiş düveden hazırlanan et, şoklanmadan 0-4 derece aralığında şubelere ulaştırılıyor. İşletme, Ankara şubesine çok önem verdikleri için dönerci ustasını da Bursa’dan Ankara’ya gönderilmiş. Döner yüzde altmış dana, yüzde kırk koyun olacak şekilde hazırlanıyor. Dönerin lezzeti de buradan geliyor. Kömür ateşinde pişirilen döner önceden kesilip bekletilmiyor. Sipariş verilince kesiliyor. Bursa’da taş fırında pişirilip şubelere gönderilen pideler çok az ısıtılıp (kurutulmadan), kesilip tabağa alınıyor. Pidelerin üzerine sıcak domates sosu dökülüyor. Pidelerin yanına yoğurt konuyor. Ardından, domates soslu pidelerin üzerine kesilen döner parçaları yerleştirip, tabak ısıtılıyor. En üste tereyağı gezdiriliyor. Tabağın ısıtılması sayesinde tereyağı tabakta donmuyor ve Bursa Kebabı sıcak sıcak servis edilmiş oluyor. Masada ilave tereyağı ve/veya sos istenip istenmediği soruluyor.

 Efendim, bu iş tam bir ustalık işi, iş kuralına uygun olunca sonuçta başarılı oluyor. Kebabın lezzeti hem etinden, hem sosundan, hem de tereyağından geliyor. Ben Bursa Kebabını beğenerek yedim. Yoğurt Sütaş’ın ürettiği özel kaymaklı yoğurtmuş. Açıkçası, onun yerine daha aromatik olan bir koyun yoğurdunu tercih ederdim. Bir nokta dikkatimi çekti. Kebabın üzerine sadece bir parça biftek konmuştu. Genelde birden fazla konuyor, herhalde bize öyle rastladı.

Kebabın yanında turşu ikram edildi. Turşu da Bursa’dan geliyormuş. Ben turşuyu da çok beğendim. Tuzlu değildi ve kütür kütürdü. Çubuk turşusu ayarındaydı.

Şıra hakkında bir şeyler söylemek gerekirse, Manisa’dan getirilen kuru üzümler, dut ağacından yapılan fıçılarda 14 saat fermente edilerek hazırlanıyormuş. Şıranın lezzeti güzeldi. Şeker oranı iyiydi. Bursa Kebabı ile şıra servis edilmesinin esprisi ise kebap yağlı olduğundan şıra yemeğin ağırlığını alırmış.

Ankara Şubesi’nin işletmecisi Kaan Bey masamıza geldi. Bize Yemen kahvesi ikram etmek istediklerini kahve hakkında yorumlarımızı merak ettiğini söyledi. Yemen kahvesi krema, sahlep, damla sakızı ve kahvenin karışımından hazırlanmıştı. İçimi rahattı, damağın gerisinde hafif bir damla sakızı tadı aldığım, sütlü bir içecek kıvamındaydı. Kaan Bey’e Yemen Kahvesi’nin bir kafenin mönüsünde olabileceğini ama klasik sade bir Türk Kahvesi’nin asla yerini tutamayacağını, ağır bir kebaptan sonra Türk kahvesinden başka bir şey düşünemeyeceğimi söyledim.

Bu arada tatlı servisi yapıldı. İki adet Kemal Paşa (peynir tatlı) kaymak eşliğinde sunuldu. Görüntü olarak kalitesini belli ediyordu. Lezzeti beni şaşırtmadı. Bursa’da akrabalarımız olduğu için çocukluktan beri Bursa’ya ve ilçelerine giderim. Bursa’ya gitmenin en keyifli kısmı iskender yemektir ama tabii ki bu tek başına yeterli değildir. Pazardan alınan Kelle peyniri ve peynir tatlısı ile bu keyif tamamlanır. Kemal Paşa tatlısının taze ve peyniri bol olanı makbuldür. Genelde dükkânlardan aldıklarınız peynir oranı düşük ve kurutulmuş olanlarıdır. Onlar ince olur. Bize servis edilen tatlı uzun zamandır yediğim en iyi peynir tatlısıydı. Sütten yapılan peynir (manda sütünden olan makbuldür) un, irmik ve yumurta ile hamur haline getirilip kesilir ve fırınlanır. Günlük olanı veya taze olanı muhteşemdir.

Ben tatlı siparişi vermeden masaya tatlı gelince ikramlarıdır diye düşünmüştüm. Ardından adisyonda tatlıyı görünce şaşırmadım desem yalan olur.

Yaşadığım bazı olumsuzluklara rağmen kesinlikle keyif aldığım bir yemek oldu. Bursa Kebabı başta olmak üzere servis edilen her şey çok güzeldi. Umarım Kaan Bey Ankaralılara “Bugün gidelim bir Bursa Kebabı yiyelim” dedirtebilir. Gelen müşterilerin neden çorba yok, neden salata yok dediklerini biliyorum umarım işletme bu çizgisini koruyabilir.

Adres: Akdeniz Cd. No:57/2 Bahçelievler – Ankara                                                                    Tel: 312. 215 0616                                                                                                                                Web: http://www.uludagkebapcisi.biz

Advertisements