Tags

, ,

Değerli Dostlar,

 Bugünkü yazım Erzurum’un meşhur cağ kebabı üzerine olacak. Yatık döner, oltu kebabı gibi isimlerle anılsa da “Oltu Cağ Kebabı” olarak Türk Patent Enstitüsü’nden 2007 yılında “Coğrafi İşaret” Tescil Belgesi almış. Cağ Kebabı tescilli standartlarına göre, kuzu budunun sinirleri ve zarları alındıktan sonra terbiye edilmesiyle hazırlanıyor ve yatay şişe takılıyor. Şişin kromdan yapılmış olması ve et takılan bölgesinin 2X2 cm ebadında dört köşe olması gerekiyor. Ateşi yandan alacak şekilde meşe odunu ateşinde pişiriliyor. Cağ adı verilen ahşap saplı 20 cm. uzunluğunda 2 mm. kalınlığında krom şişlere geçirilerek kesilen etler bir şişte 80gr et olacak şekilde servis ediliyor.

Cağ kebabının Kıpçak Türklerine ait olduğu ve yaklaşık 300 yıldır Erzurum bölgesinde düğün ve şölenlerde sunulduğu biliniyor. Ticari olarak 1930’lu yıllarda satışına başlanıyor. 1960’lı yıllarda sonra ise yaygınlaşıyor.

Bu temel bilgilerden sonra bugünkü konumuz Ankara Kalesi’nin giriş kapısına baktığı meydana çok yakın bir mekânda hizmet veren Sadık Usta Oltu Kebapçısı.

Sadık Usta ahşap iki katlı bir binada hizmet veriyor. Dükkânın yola cephesi çok yakın olduğu için dışarıya üç masa konmuş. Ben erken gittim. Hava güzel olduğu için dışarıda oturmayı tercih ettim. Seçtiğim masa ocağa en yakın masaydı. Cağ kebabımı beklerken Sadık Usta’nın ocak başında çalışmasını yakından izleme şansını buldum.

 Sadık Usta kuzu etini bir gün önceden soğan suyu, karabiber ve tuz ile marine edip dinlendiriyormuş. Etin içinde yüzde 25-30 arasında yağ bulunması makbul. Ete lezzet katıyor.

Sadık Usta şişe eti geçirip kestikten sonra ızgara üzerinde biraz daha pişirip servis ediyor. Bu yöntemin tercih edilmesinin sebebi etin pişmeyen kısımlarının ızgara üzerinde pişirilip müşteriye servis edilmesi. Ben eti az pişmiş sevdiğim için şişim ızgaraya uğramadan doğrudan tabağıma geldi. Böylece et suyunu ve lezzetini ızgaraya bırakmamış oldu.

Cağ kebabıyla birlikte, salata ve domates ezme servis edildi. Salata, domates ve biberden oluşmaktaydı. Ürünler tazeydi lezzeti iyiydi. Domates ezme beklentimden çok uzaktı. Görüntüsü iyiydi ama lezzeti kötüydü. O nedenle iki çataldan sonra bıraktım. Lavaş ekmeği de geldikten sonra sofra tamamlandı.

Porselen tabakta tek bir şiş olarak servis edilen kebabı ilk önce sade tattım. Et yumuşacıktı, damağın gerisinde soğan suyunun ette kattığı lezzet hissediliyordu. Cağ kebabının çok başarılı olduğunu söylemek isterim. İkinci şişi lavaşa dürüm yaparak yedim.

Tam kalkmaya hazırlanırken kadayıf dolması lafını duyunca kalmaya ve kadayıf dolmasını tatmaya karar verdim. Erzurum Kadayıf Dolması içi cevizli olarak sarılıp yumurtaya bulanarak tavada kızartılıp sonra şerbetlenerek servis edilir.

Kadayıf dolması sıcak sıcak üzerinde bir parça kaymak ile servis edildi. Sadık Usta içeriye gidip kendi elleri ile hazırlayıp getirdi. Kadayıf çıtır çıtırdı. Şerbetini içine çekmişti, içi çok yumuşamamıştı tam karardı. Beğenerek yedim. Tek kusuru cevizinin az oluşuydu.

 Güzel bir cağ kebabı yemek için bu aylar tam zamanı. Sadık Usta’ya uğramayı düşünebilirsiniz.

 Adres: Kılıçarslan Mah. At Pazarı Sk. No:1 Ulus Ankara                                                              Tel: 312 – 324 35 69

Advertisements