Tags

, ,

> Mısır seyahatimizin son 3 gününü Lady Sophia adlı gemide geçirdik. Nil Nehri derin olmadığı için gemi, açık deniz gemilerinden farklı olarak en fazla 3 katlı olmak zorundaymış.

Geminin üst güvertesinden bir görünüm. Aswan’dan Luxor’a Nil Nehri boyunca giderken hava oldukça sıcak olduğu için üst güvertede oturup sohbet ettik.
 Geminin içi ve kamaralar bölümü.
 Kaldığımız kamara oldukça geniş ve rahattı. Günde iki defa temizleniyordu. Ayrıca banyosu çok küçük değildi.
 Aşağıdaki resim yemek salonundan. Masalar dörder ve altışar kişilik hazırlanmıştı. Herkes gemide kalınan süre boyunca aynı masada aynı sandalyelere oturmak zorundaydı.
 Sabah, öğle ve akşam yemeklerini gemide aldık. Ayrıca saat 5’te eğer gemideysek beş çayı servis edildi.
Hava sıcak ve yemek süresi uzun olduğu için salata ve tatlılar soğutucular üzerine hazırlanmıştı.
 Mısır’a özgü bir diğer yemek ise “Koshari” mercimek, soğan, sarımsak, pirinç, nohut ve makarnanın karıştırılıp üzerine acılı domates sosu ilave edilmesi ile elde edilen bir vejeteryan yemeği. Mısırda çok popüler. En önemli sebebi ucuz ve doyurucu oluşu. Sadece kosharisi ile ünlü lokantalar var. Lezzeti güzeldi. Ben üzerine bolca kızarmış soğan ve sos alarak yedim. Karbonhidrat ağırlıklı bir yemek olduğu için doyurucu olduğu orta.
 Mısır’ın meşhur yemekleriden birisi de güvercin dolmasıymış. Aşağıdaki resimde görülen soğan ile pişirilmiş fırın güvercin. Bana çok cılız ve kuru gözüktüler.
 Restaurantın sonunda makarna köşesi kurulmuştu. İstediğiniz malzemelerden istediğiniz oranda karıştırtıp makarnanızı hazırlata biliyordunuz.
 Resimde gördügünüz tabağı ben hazırladım. Dengeli bir beslenme adına biraz makarna, bir kaç parça tavuk ve buharda pişmiş sebzeden oluştu. Makarna başarılıydı. Tavuk ve sebzeler standarttı diyebilirim.
 Geniş ekmek seçeneklerinin olduğu bir köşe vardı. Resimde görülen pideler genellikle Foll ile servis edilen pideler. Mısır’da ekmek ve pideler tuzsuzdu bu benim en çok hoşuma giden kısmı oldu.
 Meyve olarak portakal, muz ve taze hurma ikram edildi. Hepsi yerli ürünlerdi ve oldukça lezzetliydiler.
 Mısır’da bizdeki gibi çok fazla tatlı seçenekleri yoktu. Daha çok kek, jöle ve pasta türü yiyecekler yemek sonrası ikram edildi. Alt resimde, sağ alt köşede görülen açma börek görünümlü tatlı, açılmış yufkaların üst üste konup şerbetlenip sunulmuş halinden başka birşey değildi. Baklava tarzı birşeydi ama yufkanın katmanları arasında hiçbirşey yoktu. Sert olmuştu. Lezzetini beğenmedim.
Bu yazı, Mısır gezisine ait son yazım oluyor. Bu blog, gezip gördüğüm yerler üzerine değil, yemek üzerine olduğu için detaylı bir şekilde yiyecekler hakında bilgi vermeye çalıştım. Genellikle otellerde yemek yediğimiz için otellere ait bilgi ve görüntüler de yer almış oldu. Asla hijyen takıntım yoktur. Mısır’da hijyen soru olduğu söylenir ve bunun doğru olduğunu gördüm. Mısır’a gitmiş olmaktan dolayı mutluyum. Güzel anılarla geri döndüm. Mısır’a turla gitmiş olmak doğru bir kararmış. Turdan kimsenin hasta olmadan Türkiye’ye dönmesi sevindiriciydi.
Advertisements