Tags

, , ,

>
Dostlar, bugün sizlere Mısır seyahatimizle ilgili ilk yazımı yazıyorum. O nedenle giriş kısmı biraz uzun olacak. Tatil dönüşü basından takip ettiğim kadarıyla Mısır turlarına olan talep önceki yıllara göre yüzde 50 artmış. Mısır’ın sezonu Ekim – Nisan dönemi, dolayısıyla bu bayram tatili Mısır’a gitmek için ideal zamanlardan biriydi. Gündüz ortalama sıcaklı 28-30 C. idi. Halk geceleri dışarıdaydı. Gündüz sokakta kimseler olmuyordu.

Biz turumuza İskenderiye’den başladık. O nedenle, ilk yazım İskenderiye’deki otel ve otelde aldığımız kahvaltı ile ilgili olacak. Mısır’a gitmeden önce yaptığım araştırmada otel ve yemek konusunda beni tatmin eden bilgilere ulaşamadım. O nedenle blogumda sadece yemeklere yer vermeyi prensip olarak benimsemiş olsam da, bu yazımda kaldığımız otel ile ilgili de bilgi vererek gördüğüm boşluğu bir nebzede olsa doldurmayı hedefliyorum. Gezi blogu olmadığı için gördüklerimizden değil kaldığımız yerlerden ve yediklerimizden bahsetmeye devam edeceğim.

Şunu da hemen belirteyim, katıldığımız turda üç öğün yemek dahil olduğu için yemek yemek için onların götürdüğü yere gitti. Gittiğimiz yerler özenle seçilmiş, bir çok turun tercih ettiği temiz ve yemek kalitesi yüksek yerlerdi. En güzel yanı tura katılanlardan hiçkimse hasta olmadan evine döndü.

Evet, İskenderiye üst resimde görüldüğü gibi Akdenize kıyısı olan bir kent. Mısır’ın diğer şehirlerinde olduğu gibi gece yaşayan bir kent. Ben bu fotoğrafı otel odamızın balkonundan çektim. Otel deniz cepheli ve şehir mezkezinde yer alıyor.

Odalar geniş, temiz ve kullanışlı, banyosu büyüktü. Merkezi ısıtma sistemi vardı. Kaldığımız gece biraz serindi. Isıtmayı devreye sokarak odanın ısısını ayarlayabildik.
.
Sabah kahvaltısına gelince, açık büfe kahvaltıyı oturma salonundan ayrı olarak başka bir odada hazırlamışlardı. Aşağıdaki resimde görüldüğü gibi çeşit çeşit ekmek ve kekler farklı düzlemlerde yerleştirilerek hoş bir şekilde sunulmuşlardı.
.
Kruvasan ve kekler taze ve lezzetliydi. Ekmekler bizim ekmeklerden farlı olarak tatlıydı. Ekmeklerde tuz kullanmıyorlar. Ben ekmekleri beğendim. Bizler Türkiye’de sadece yediğimiz ekmeklerden günlük vücudumuzun ihtiyacı olan tuzun iki katını alıyoruz. Yemeklerden aldığımız tuzu hiç hesaba katmıyorum.
.
Yoğurt, tereyağı, reçel, turşu, tahin, domates, salatalık, zeytin, yumurta, salam diğer sunulan yiyeceklerdi.
.
Servis kesintisiz devam etti. Açık büfedeki yiyecekler bitmeden yenileri ile hızla değiştirildi. Masalarda çay ve kahve servisi vardı. Garsonlar biraz ağırdı ama bir sorun yaşanmadı.
.
Aşağıdaki resimde görülen yemeğin adı “Foll Nabed”. İç bakladan yapılıyor. Bakla akşamdan ıslatılıyor, sabah kabukları soyulduktan sonra yaklaşık 45 dk. yumuşayana kadar suda haşlanıyor. Süzülüp başka bir kaba alınan iç baklalar püre haline getirildikten sonra kimyon, sarımsak, zeytinyağı ve limon suyu ilave edilerek 5dk kaynatılıyor. Bu yemek Mısırlıların sabah kahvaltıda yediği bir yemek. Yuvarlak açılmış lavaş arasına konup yeniyor. Baklagil olduğu için oldukça doyurucu, tok tuttuğu için tercih ediliyor.
.
Mısır maceramıza İskenderiye’den başladık. Güzel bir başlangıç oldu. Otel ve kahvaltı gayet iyiydi.
.
Advertisements