Tags

, , , , , , , ,

> Atalarımızın yaşadığı toprakları ziyaret etmek, Anadolu Selçukluları’ndan kalma eserleri görmek ve Sivas’a özgü yemekler yemek, Sivas seyahatimizin temel amacıydı.

Sivas’a özgü yemekleri tatmak için, en doğru adres olduğunu düşündüğümüz “Sofa”dan yemek maceramıza başladık. İçerisi oldukça küçük, beş altı masadan oluşuyor. Bir de arka tarafta bahçesi var ve orada da oturulabiliyor. Tam bir aile işletmesi. Tarık Bey ellili yaşlarında eskiden sanayide çalışırken yemek merakı yüzünden işini bırakıp Sofa’yı açmış. İyide yapmış.
Biz biraz erken gitmiştik, 18 sularında. O yüzden kalabalık değildi henüz. Fakat bu mekanın hem müdavimleri var hem de yöresel yemekleri tatmak isteyen turistlerin de uğrak mekanı olmuş durumda. Tarık Bey bizimle çok yakından ilgilendi, eski Sivas ile ilgili sohbet ettik ve yemek seçimimizde tavsiyelerde bulundu. Aslında ben Sivas’a özgü “peskutan” çorbası içmeyi istiyordum ama o gün çıkmamıştı, onun yerine “Erzincan Çorbası” istedik. İsminin böyle olduğuna bakmayın, Sivas’ta bilinen ve birçok yerde rastladığımız bir çorba.
.
Yoğurtlu, erişteli ve içinde mini mini köfte topları var. İçine soğan ve sarımsak da konulmuş ama öyle yoğun değil ve inanılmaz lezzetli. Sıcacık ve son derece lezzetli bir çorbaydı. İçine bazıları nohut ve yeşil fasülye taneleri de atıyormuş ama en lezzetli şeklinin bu olduğunu söyledi Tarık Bey.
.
Köftelerin ne kadar minik ve zahmet istediğini görüyorsunuz. Çorbadan sonra yaprak sarması istedik, porsiyonlar son derece büyük olduğundan birden fazla kişi yiyebiliyor. Biz de o şekilde yaptık ve birçok yemeğin tadına bakabildik böylelikle. Dolmaların hem yaprağı hem de sarımı incecikti ve çok lezzetliydi.

Yoğurtla ve tereyağı sosuyla servis edildi.

Yukarıdaki yemek ise, Pezük Turşusu’nun kavurması, başka bir ismi ise Turşu Mıhlaması.

Pezük Turşusu, pancar veya pazı bitkisinin dallarından yapılır ve çok lezzetli bir turşudur. Turşu, tuzu alındıktan sonra (suda bekletilerek) kavruluyor ve üzerine de yumurta kırılıyor. Son derece lezzetli ve yöresel bir yemek.

Sonrasında ise, yine bu yöreye özgü içli köfte istedik. Tereyağlı bir sosla servis edildi. Bu köfte yuvarlak yuvarlak hazırlanıyor ve haşlanarak pişiriliyor. İçinde kıyma, çeşitli baharatlar ve ceviz vardı. Bunu da diğer yemekler gibi çok lezzetli bulduk.
.
Ve madımak…
Madımak, çoğunlukla Orta Anadolu’da yetişen ve buralarda bilinen bir çeşit otsu bitki. Yaprakları kalınca, biraz sert ve farklı bir aromaya sahiptir. Ispanak gibi pişirilir . Etli olabileceği gibi içine pastırma da konulabilir. Veya etsiz pişiriliyorsa hafif bir kimyon da atılır. Yoğurt ile güzel bir ikili oluşturur. Bu yemek de son derece özenle hazırlanmış ve lezzetliydi.
.
Bu yemeğin ismi ise “Hıngel”, sade olabileceği gibi içine patates kavurması da konulabiliyor. Taneleri bizim bildiğimiz mantıdan çok daha büyük ve yoğurtla yeniyor. Hem sosu hem de içindeki patates gerçekten lezzetliydi.

Tüm bunların üzerine yerimiz olmamasına rağmen tatlı istedik. Aslında biz sadece Hurma Tatlısı (ortadaki tatlı) yemek istemiştik ama Tarık Bey baklavayı da mutlaka tatmamız gerektiğini söyledi ve baklavaları da ikram etti. Hurma Tatlısı unlu bir tatlı ve yoğrularak bu şekle getiriliyor, içine iri ceviz parçaları konuluyor ve şerbetleniyor. Şekeri ve kıvamı tam ayarındaydı. Çatalla dokunduğunuzda hemen dağılıyor, hem şerbetli hem de adeta bir un kurabiyesi gibi formu var. Çok lezzetliydi.
Gelelim baklavaya, incecik açılmıştı ve bol cevizli, tereyağlıydı. Tek lokmada yemek gerekiyormuş yoksa dağılır dedi Tarık Bey. Gerçekten de bıçakla dokununca dağılan bir baklavaydı. Çok özenle açılmış ve hazırlanmıştı..

Dört kişi yaklaşık 60 Lira hesap ödedik. Yolu Sivas’a düşenlerin uğramasını tavsiye ediyorum. Çok uzun zamandır bu kadar keyifli ve özüne sadık kalarak hazırlanmış yöresel yemekler tatmamıştık.
Adres: Büyük Otel Yanı Şehit M. Erdem Sk. No: 5 Sivas
Tel: 346. 224 80 15
Advertisements